Çin’deki inşaat ve dekorasyon sektöründe, özellikle banyo ve balkon gibi ıslak hacimlerde karşılaşılan "suya eğim verilmemesi" (drenaj sorunu), hem teknik hem de sektörel dinamiklerden kaynaklanan kronik bir problemdir. Bir fayans ustasının en temel görevi suyu gidere yönlendirmek olsa da, uygulamada bu durumun ihmal edilmesi pek çok yapısal sorunu beraberinde getirir.
Teknik ve Uygulama Hataları
Çin’deki bazı projelerde ustaların eğim vermekten kaçınmasının başında işçilik hızı ve maliyet kaygısı gelir. Kusursuz bir su eğimi (genellikle %1 ile %2 arası) vermek, şapın hassas ayarlanmasını ve fayansların bu eğime göre milimetrik kesilmesini gerektirir. "Hızlı bitir, diğer işe geç" mantığıyla hareket eden ekipler, zemini dümdüz bırakmayı tercih edebilmektedir.
Ayrıca, modern Çin mimarisinde kullanılan büyük ebatlı porselen karolar, eğim vermeyi fiziksel olarak zorlaştırır. Büyük plakalar esnemediği için, suyun gidere akması için fayansın "zarf kesim" (envelope cut) yöntemiyle bölünmesi gerekir. Estetik kaygılarla fayansın bütünlüğünü bozmak istemeyen ev sahipleri veya bu kesimle uğraşmak istemeyen ustalar, düz bir zemin yaparak su birikintilerine (göllenme) davetiye çıkarır.
Sonuçlar ve Riskler
Eğimin doğru verilmediği bir banyoda su, yer çekimiyle gidere ulaşamaz. Bu durum:
- Hijyen Sorunları: Biriken su bakteri üretir ve derz dolgularının kararmasına neden olur.
- Yapısal Hasar: Tahliye edilemeyen su, derzlerden sızarak alt kata su damlamasına yol açabilir.
- Güvenlik: Kaygan zeminler ev içi kazalara zemin hazırlar.
Çözüm Yolları
Çin’de bu sorunu aşmak için son yıllarda "gizli gider" sistemleri ve daha profesyonel denetim mekanizmaları devreye girmektedir. Ev sahiplerinin, fayans döşemesi biter bitmez "su testi" (zemine su dökerek akış yönünü gözlemleme) yapması, hatanın henüz derz verilmeden düzeltilmesini sağlar.
Sonuç olarak, Çin’deki bu sorun usta yeteneklerinden ziyade, zaman baskısı ve estetik beklentilerin teknik gerekliliklerin önüne geçmesinden kaynaklanmaktadır. Sağlıklı bir yapı için fonksiyon, her zaman estetikten önce gelmelidir.
